Rahim Kanseri

Rahim iç duvarında salgı yapan hücreler bulunur. Bu hücreler, adet dönemlerinde büyüyüp çoğalarak salgı miktarlarını arttırlar, menstruasyon ile beraber bir miktarı dökülerek rahimden uzaklaşırlar. Rahim kanserlerinin çoğu bu hücrelerden kaynaklanır, diğer tip kanserler çok nadir görülür. Rahim kanseri tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup kadın kanserleri arasında en sık görülenidir. Genellikle menopoz sonrası dönemlerde ortaya çıkan bu kanserler için risk faktörleri arasında erken yaşta başlayan mens, geç menopoz, kısırlık, obezite gibi östrojen hormonuna maruziyeti arttıran durumlar ,hayvansal yağlardan zengin diyet, şeker hastalığı ve genetik faktörler sayılabilir.

Rahim kanserine rutin pelvik muayene ile tanı konulması zordur ve maalesef faydalı bir tarama testi yoktur. Birçok kadın belirtileri olunca tanı alır. Anormal kanamalar veya lekelenmeler, menopoz sonrası kanamalar, ani kilo kayıpları, karın kasık ağrısı rahim kanserinin habercisi olabilecek şikayetlerdir. Kesin tanı tüm kanserlerde olduğu gibi biyopsi ile konulur. Basit ofis aletleri ile yapılabilen biyopsilerin yanı sıra rahim ağzı genişletilerek biyopsi yapılabilir veya histeroskopi adını verdiğimiz rahim içerisine kamera ile bakılarak da örnekleme yapılabilir. 

Rahim kanseri diğer genital organlara yayılma eğilimde olan bir kanserdir. Kesin tanının ardından hastalığın uzak organlara yayılıp yayılmadığını belirlemek adına tomografi veya MR kullanılabilir ancak rahim kanserinin evrelendirilmesi cerrahi ile yapılır. Bazen cerrahi hem evreleme hem de tedavi için de yeterli olmaktadır. Ameliyatta rahim, tüpler, yumurtalıklar ve bu bölgedeki lenf bezlerinin bir kısmı veya tamamı alınarak yapılır. Ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme ile ve sonrasıdaki patolojik değerlendirmelere göre  hastalığın evresi belirlenip ek kemoterapi ve radyoterapi ihtiyacı olup olmadığı belirlenir.

Rahim kanserlerinde tedavi sonrasında en önemli konulardan biri takiptir. Tamamen tedavi edilmiş kanserlerden sonra ilk iki yıl 3-6 ayda bir sonrasında yıllık takipler yapılmalıdır. Tekraralayan kanserlerin çoğu ilk iki yılda tekrarladığı için bu takipler çok önemlidir.

İlginizi çekebilir